Ozon Tedavisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır

Diabetik ayak, iyileşmeyen yaralar,yatak ve bası ülserleri,iltihaplı yaralarda, osteomiyelitde,damar tıknaıklığına bağlı yara tedavisinde, ameliyat ve doğum izlerinin tedavisinde,el ayak vücut mantar tedavisi, egzema, sedef gibi cilt hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
HİPERTANSİYON: Ozon gazı damar duvarında bulunan düz kasların gevşemesini sağlar ve bu sayede damar içi basıncı azaltır. Ayrıca Damar duvarındaki plakların yumuşaması ve kılcal damarlardaki tıkaçların çözülmesine yardımcı olur. Bu şekilde kan dolaşımı düzenlenmiş olur. Damar duvarına olan etkisiyle kan basıncının dengelenmesinde de yardımcıdır. Sonuç olarak Hipertansiyon tedavisinde etkin olarak kullanılır.

DAMAR TIKANIKLIĞI: Dokuların yeniden oksijenlenmesini, kılcal damar oluşumunu  sağlayarak dokunun kanlanmasını artırır. Ayrıca damar duvarındaki plakların yumuşaması ve kanın kıvamını / koyuluğunu azaltarak kılcal (kapiller) dolaşımda ki tıkaçların çözülmesine yardımcı olur. Bu şekilde kan dolaşımı düzenlenmiş olur.

YÜKSEK KOLESTEROL (HİPERLİPİDEMİ) VE DAMAR SERTLİĞİ (ATEROSKLEROZ): Ozon gazı damar duvarında bulunan düz kasların gevşemesini sağlar bu sayede damar içi basıncı azaltır. Ayrıca Damar duvarındaki plakların yumuşaması ve kılcal damarlardaki tıkaçların çözülmesine yardımcı olur. Bu şekilde kan dolaşımı düzenlenmiş olur. Dolaşım sistemi üzerine olan etkilerinin yanında damar duvarındaki yağ tabakasının yıkılmasını artırarak damar sertliği ve hiperkolesterolemi tedavisinde kullanılır.
Dr.Otto WARBURG (nobel ödülü almış bilim adamı) çalışmalarında, kanserin temel nedeni olarak oksijensiz yaşam olduğu (normal sağlıklı hücreler oksijensiz yaşayamaz, kanser hücreleri ise oksijensiz yaşama kabiliyeti vardır) , vücutta tümör yapan genlerin (onkogen)  stres, hava kirliliği, radyasyon ve oksijensizlik gibi faktörlerle uyarılması sonucunda kanserin başlayabileceğini vurgulamıştır. Oksijen eksikliğinin kanserin yayılmasını hızlandırdığını yeterli oksijen sağlandığında ise tümör dokusunun beslenmesinin bozularak ve tümör hücrelerinin intihar ettiğini söylemiştir.

Ozon, hızlı büyüyen Kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını yavaşlatır. Tümör hücre zarlarını parçalayarak ve bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserin büyümesini yavaşlatır.

Ozonun tümör hücrelerini direkt öldürücü (oksidasyon-yakıcı) etkisinin yanında bağışıklığı güçlendirerek,radyoterapi –kemoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkisini artırarak tamamlayıcı etki gösterir. Yine radyoterapi ve kemoterapinin olumsuz etkilerini en aza indirdiği bilinmektedir.
Tüm hepatit tiplerinde virüs çeperini-zarfını tahrip ederek, virüs membran polipeptit zincirlerini yıkar, virüslerin hedef hücreye bağlanmasını engeller ve RNA zinicrini ikiye bölerek üreme sürecini yok eder, bağışıklık sistemini güçlendirerek ve İnterferon salgılanmasını uyararak ALTIN STANDARTLARDA tedavi olduğu kanıtlanmıştır.Hepatit B tedavisinde klasik tedavilere ek olarak ozon tedavisi (Major ve Rektal Ozonun kombine uygulanması) ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Özellikle zarflı virüs olan Hepatit C tedavisinde etkinliği kanıtlanmıştır.

Hepatitli hayvanlarda ozonun rektal uygulanması ile portal ven ve karaciğer parankiminde PO2 nin(Parsiyel Oksijen Basıncı) %50 arttığı, transaminazları, alkalen fosfatazı, billirubini ise kontrol grubuna göre dramatik olarak düşürdüğü gözlemlenmiştir. (Knoch)

Bunun dışında AIDS, Zona, Uçuk, Kuş gribi, SARS, gibi viral hastalıklarda etkilidir. Kızamık sonrası gelişen SSPE gibi yavaş virüs enfeksiyonlarında, beynin virüs enfeksiyonlarında (ensefalit), sık ÜSYE, Bronşit, Grip geçirenlerde etkili bir şekilde kullanımı mevcuttur.
Karaciğer hücrelerinin fonksiyonlarına yardımcı olarak karbonhidratlar, yağ ve protein seviyesinin düzenlenmesini sağlar.Karaciğer hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olarak karaciğer yetersizliği ve sirozda destekleyici olarak kullanılır. Karaciğer iltihaplanmasını azaltı ve ilaç ve kimyasalların karaciğer üzerinde ki tahribatının en aza indirgenmesini sağlar.
Gastrit, Ülser, Ülseratif kolit, kolit çeşitleri ve spastik kolon gibi hastalıklarda Ozon tedavisi etkindir. Ozon mukoza rejenerasyonuna yol açan mikrosirkülasyonu artırarak, epitelizasyonu tetikleyerek ve bakterisidal etki ile ülser tedavisinde çok daha etkindir.
İdrar yolu enfeksiyonları, prostat rahatsızlıkları, böbrek(Pyelonefrit) ve mesane iltihaplarında(Sistit) etkilidir. Özellikle ozon sauna terlemeyi artırarak yağ doku içinde depolanan toksinleri etkisiz hale getirerek ve deri, akciğer, böbrek ve bağırsak yolu ile atılımı sağlayarak Böbreğe yardımcı olur. Diyalize giren hastalarda ağır metallerin dışarı boşaltımı için böbrekler 24 saat çalışması gerekirken ozon saunada terleme yolu ile 15 dakikada aynı etki oluşturulabilir.
Travmalarda ve kas hastalıklarında iyileşmeyi hızlandırır, dolaşımı düzenleyerek sinir tahribini azaltır ve tamir sürecini kolaylaştırır. Kasların güçlenmesine yardımcı olur. Tüm kemik, eklem, kas, sinir hastalıklarına fizik tedavi ve diğer tedavilerle kombine kullanımı çok faydalıdır.
Otoimmün tepkiye bağlı romatoid artrit gibi hastalıklarda bağışıklık sistemini regüle ederek iyileşme sürecini hızlandırır. Yoğun kas ağrıları,yorgunluk, uykusuzluk, gibi hallerin tedavisinde etkilidir. Ozon, antioksidan sistem aktivasyonu ile (antioksidan enzimlerden superoksid dismutazı-SOD, aktive ederek) dejeneratif ve kronik inflamatuar proçeslerde aşırı miktarda oluşan süperoksit radikallerini azaltır böylece dejenerasyonu ve inflamasyonun gerilemesine yardımcı olur.
Omurgalar arasındaki yapısı bozulmuş disklerin tamirini sağlayarak ameliyat olasılığını azaltır. Ozon glikolizis ile GSH-Px aktive olur, ATP ve 2,3-DPG formasyonu oluşur. Böylece dokulara O2 salınımı kolaylaşır. Ozonterapi ile lokal oksijenasyon, analjezi(ağrının kesilmesi), kas relaksasyonu ve vazodilatasyon(damarlarıngenişlemesi) sonucunda kas metabolizması reaktive olur, laktat okside edilir, lokal asidoz nötralize edilir, ATP sentezi artar ve ödem rezorbsiyonu(ödemin dağılması) gelişir. Dünyada lomber(bel) ve servikal(boyun) herni protokollerinde 10 günlük herni (fıtık) bölgelerine derin lokal ozon uygulaması standart tedaviler arasında yer almaktadır.
Özellikle kemik deformasyonu gelişmemiş eklem kireçlenmeleri, gonartrozlar, eklem fareleri durumlarında diğer ozon tedavi yöntemlerinin yanında eklem içine yapılacak ozon enjeksiyonu ile eklem aralığında hava yastığı oluşturulur, eklem şişliği azalır, ağrı azalır , kıkırdak dokunun yeniden tamirini sağlanmış olur. Ozon sinovial sıvıdan emilir. AOS enzimlerin (antioksidan enzimlerden superoksid dismutazı-SOD, aktive ederek)  sentezini artırır, endojen ROS’ları(Reaktif Oksijen Türleri) etkisizleştirir ve proteolitik(proteinlerin parçalanması) enzimlerin salınımını inhibe eder. Sinovial sıvıda(eklemlerde ki sıvı) oluşan asiditeyi alkalileştirir. (Kıkırdak dokusunun normal Ph’sı 8,1 ) Ozon, Kondrosit(Kıkırdak hücresi) ve fibroblastların proliferasyonunu H2O2(Hidrojen Peroksit) ile stimüle eder. Matriks ve kıkırdak doku sentezini artırır. İnflamatuar PG(iltihabi süreci başlatan etken maddelerden biri) sentezi ve bradikinin salınımını inhibe eder, buda ödemin rezorbsiyonunu( dağılmasını) ve ağrının azalmasını sağlar
Başağrısı, Migren, Multıplscleroz(MS), Alzheımer,Demans, Parkinson, Polinöropati, Myotoni, Muskuler distrofi(Kas Erimesi), Serebralpalsi(SP), SSPE(beyin ensefaliti), Beyin kanaması, Vertebrobasiller yetmezlik gibi beyin kanlanmasının ve oksijenlenmesinin azaldığı durumlarda uygulanan ozon tedavi ile hastalardaki fizik kapasitede azalma, yürüme güçlüğü ve baş dönmesi semptomları azaltılmaktadır. Ozon aerobik glikolizi(oksijenli şeker yıkımı) uyarır, enzim aktivasyonu ve ATP sentezini uyarır, buda nöroplasti(sinir hücresinin çevresel şartarın değişimine uyum sağlama kapasitesi) ve nöron fonksiyonlarını olumlu etkiler. Serebral kortekste (beynin gri renkli dış katmanı) b-oksibituratedehydrogenaz ve G-6-P-DHG enzim  aktivitesinde artış ile fosfat dehidrogenazın normalizasyonuna sonuç olarak nöron hasarının azalmasına neden olur.
Kaslarda ve sinirlerde iyileşmenin yanında Santral Sinir Sisteminde analjezik( ağrı kesici) etki yaparak ağrıyı azaltır. Ağrılı bölgeye lokal uygulamada ağrıyı azaltır. Ozon prostoglandinleri modüle ederek antienflamatuar (iltihabı azaltıcı) etki gösterir. Ağrı reseptörlerini uyaran ara metabolik ürünlerin metabolizmasını ve atılımını artırır. Hücre memranında ki anyon katyon ( pozitif negatif iyon) dengesini sağlayarak elektrofizyolojik olarak gerçek bir ağrı antagonisti (önleyicisi) şeklinde etki gösterir. Katabolik(Yıkıcı) kartilaj (Kıkırdak) enzimlerin inhibisyonu ile ağrıda azalma meydana gelir. Ozon, bradikinin (ağrıyı uyaran etken maddelerden biri) salınımı ile inflamatuar PG sentezi inhibe olur. Sonuçtanin inhibisyon etkisi ile ödemin yeniden emilmesini sağlayarak ağrıyı azaltır.
Kanser riski olanlarda ve sık enfeksiyon geçirenlerde immün sistemin güçlendirilmesi gerekir. İmmünmodülatör (bağışıklık sistemini düzenleyen) olarak düşük ve orta dozlarda verilen ozon organizmanın antioksidan kapasitesini artırarak direncini artırır. Mikropları öldürme (bakterisidal) mekanizmalarından biri olan fagositozu kolaylaştırır. Savunma hücrelerinin sayılarını artırır. Savunma hücrelerince salınan İnterlökin adı verilen maddenin yapımın artırır.
Deri, kan, lenf hücrelerine nüfus eden ozon sayesinde dokuların iyileşmesi ve kendini yenilemesi hızlanır. Bölgesel kan dolaşımı artırılır. Tüm cilt hastalıkları, erkek ve kadın tipi saç dökülmesinde, mantar tedavisinde, ter kokusunun  önlenmesinde oldukça başarılıdır.
Ameliyat ve yara izlerinin (skar, keloid) düzeltilmesinde, yaşlılığa bağlı kırışıklık tedavisinde, yüzdeki izler, göz kapaklarındaki torbaların giderilmesinde, karın-göbek-basen-kalça yağlarının eritilmesinde kadınların korkulu rüyası olan selülit tedavisinde etkindir. Direkt cilt altına ozon enjeksiyonu yanı sıra ozon sauna ile cilt hücrelerinin oksijenlenmesi ve temizlenmesi sağlanmaktadır.
Bağışıklık sistemini düzenleyici ve mikrop öldürücü( bakterisidal) etkisiyle Astım, Bronşit, Tüberküloz, KOAH, PNÖMONİ (zatüre) gibi hastalıkların tedavisinde ilaçların yanında ciddi destek sağlamaktadır. Özellikle astım ve allerjik bronşitte başarılı sonuçlar alınıyor.
Tüm kalp hastalıklarında ozon tedavi destek olarak kullanılmaktadır. Kalp yetmezliği, kalp kası hastalığında, koroner kalp damar tıkanıklığında, oksijenlemeyi artırarak damar içi basıncı düşürerek kanın akışkanlığını artırarak etkili olur.
Gebeliğin ilk üç ayında etkisi bilinmediğinden ozon kullanılması tavsiye edilmez. Tedaviye dirençli genital enfeksiyonlarda etkilidir. Sık tekrarlayan düşüklerde, rahim yetmezliğinde, hamilelikte kansızlık ve havalelerin önlenmesinde, adet dönemlerinin daha rahat geçirilmesinde, menopozun etkilerinin azaltılmasında, kısırlık ve tüp bebek tedavisinde destek olarak kullanılır.
Gözde retina adı verilen görme merkezinde ve göz sinirinde (N.Optikus) meydana gelen harabiyetlerin tedavisinde kullanılır. Ozon uygulamasından 6-8 ay sonra görmede iyileşmeler, görme performansında artmalar gözlenmiştir.
Sosyal hayatımızdaki stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel yorgunluk gibi durumlar vücutta oksijen yetersizliğine neden olur. Oksijen yetersizliğini gösteren bulgular baş ağrısı, bitkinlik, yorgunluk, çalışma gücünün zayıflaması, yaşam sevincinin azalması, erken yaşlanma, hayati önem taşıyan organların yıpranması şeklindedir. Çağımızın hastalığı olan kronik yorgunluk sendromunda kişiler genellikle yorucu işler yapmamalarına karşın kendilerini tonlarca yük taşımış gibi yorgun hissederler. Canlı cenaze olarak da niteleyebileceğimiz bu durumun tedavisi zordur. Aşırı stres ve kronik yorgunlukla başa çıkmada ozonun etkilerine bakacak olursak; Ozon stres hormonu olan adrenalinin yıkımını artırarak vücutta serbest dolaşımını azaltır. Kırmızı (Eritrosit) ve beyaz kan (Lökosit) hücrelerinin aktivasyonu ile genel iyilik hali ve daha enerjik olmayı sağlar. Kaslarda birikerek ağrı ve yorgunluğa neden olan laktik asidin giderilmesini sağlar. Hücre ve dokulardaki oksijen ve enerjinin artmasıyla organ fonksiyonlarının artmasına yardımcı olur. Beyin fonksiyonlarını artırarak hafızanın güçlendirilmesini sağlar.
Sağlığımızın bozulmasındaki en önemli etkenlerden biri hücrenin işleyişi sırasında oluşan atık (serbest radikaller) maddelerdir ki bunlar yeterli oranda vücuttan atılamadıkları durumda zararlı maddelere (toksinlere) dönüşürler. Ozon tedavisi ile oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımı sağlanırken, bağışıklık sisteminin harekete geçirilerek vücudun kendi antioksidan kapasitesinin artması sağlanıyor. Sonuç olarak da serbest radikallere karşı savaşma gücü artırılmış olur. Hücre ve dokuların daha iyi ve kaliteli oksijenlenmesini sağlayarak ve vücutta oluşan serbest radikallerle daha etkili savaşarak yaşlanmayı geciktirip antiaging etkiyi elde edebiliriz. Ozonun yaşlanmayı önleyici etkileri yanında fiziksel dayanıklılığı ve yaşam kalitesini artırdığı, cildin yenilenmesine de katkı sağlayarak antiaging etki ortaya çıkardığı bilinmektedir. Ozon tedavisi ile sağlıklı yaşlanmak ve genç kalabilmek mümkündür.
Şu ana kadar yediğimiz yiyeceklerde yaklaşık 3000 civarında kimyasal olduğu tesbit edilmiş. Karaciğerde ve yağ dokularımızda biriken toksinler, kimyasallar, ilaç artıkları, gıda koruyucular vs. sağlıklı hücre ve dokularda harabiyete neden olurlar. Bu durum hem birçok hastalığın hem de erken yaşlanmanın nedenidir. Ozon tedavi ile özellikle ozon sauna ile vücuttaki bu toksinleri deri yolu atmak mümkündür. Ozonterapi böbrek ve akciğer gibi detokslar da yardımcı olur.
Birçok nedene bağlı olarak akciğerlerimizin oksijenlenmesi yetersiz olabilir, kana geçen oksijen miktarı düşebilir, beyne giden kan ve oksijen yetersiz olduğu durumda hafıza, zihinse kapasite zayıflayacaktır. Elektronlarını kaybetmiş zararlı maddeler (serbest radikaller) dokularla birleşerek organ ve sistemlerin fonksiyonlarını zayıflatırlar. Bu durum genellikle 30’lu yaşlarda başlar 40’lı yaşlarda artarak ilerler 50’li yaşlardan itibaren iyice artarak fark edilir bir yaşlanmaya ve birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Ozon tedavi ile vücudun daha iyi oksijenlenmesi sağlanarak, beynin işlevlerinin serbest radikallerce zayıflatılmasının önüne geçilmiş olur. Bedensel ve zihinsel engelli hastalarda gelişimi hızlandırmak için ozon tedavi katkı sağlayacaktır. Öğrenciler arasında yapılan çalışmalarda spor yapanların zihinsel aktivitelerinin daha iyi olduğu bununda egzersiz yapanların vücuttaki oksijenlenmeyi artırmalarına bağlamışlardır. Sınavlara hazırlanan öğrencilere ozon uygulaması ile dikkat, konsantrasyon ve bellek gücünde artış sağladığı , hafızayı güçlendirdiği gözlemlenmiştir.
Ozon tedavi alan birçok kişinin yeniden doğmuş gibiyim, daha az uyuyarak kendimi daha zinde hissediyorum, daha güçlüyüm dediklerini görüyoruz. Doping etkisi oluştuğu ancak direkt doping demek doğru değildir. Ozon ile vücudun oksijenlenmesi artırılarak sporcularda performansı maksimuma çıkarmak mümkündür. Birçok dünya ülkesinde iş adamları ve sporcuların ozon tedavi yaptırdıklarını, birçok milli takım ekiplerinin ozon sauna sistemlerini yanlarında götürdüklerini biliyoruz.
Ozon tedavi ile biyolojik aktif maddelerin (katekolamin, serotonin, histamin vs.) sentezinin uyarılması, endojen detoks mekanizmalarına (karaciğer,akciğer, böbrek fonksiyonlarının artırılması, Ph dengesinin sağlanması, nitrojen metabolizma son ürünlerinin azaltılması) destek olunması, tüm vücutta kanın oksijenlenmesinin iyileştirilmesiyle; sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılarındaki yoksunluk semptomlarının daha hızlı ve etkin olarak ortadan kalkması sağlanır. İştah düzelmesi, uyku sorunlarının düzelmesi, kas ağrılarında azalma ve bağımlılığın yoğunluğunda giderek azalma meydana gelir.
Ozon tedavi alanlarda vücuttaki oksijenlenme ve kanlanmanın artması ile oluşan enerji artımıyla cinsel fonksiyonlarda yüksek oranda artış oluşmaktadır.