Ozonda Tedavi Dozu Nasıl Ayarlanıyor

Ozon uygulamalarında uygulama alanına göre değişmekle birlikte etkileri açısından, düşük doz (aktive-stimüleedici etki), orta doz (modüle-restore-regüle edici etki)  ve yüksek doz (suprese-baskılayıcı etki) şeklinde ilgili hastalığa ve kişinin antioksidan kapasitesine göre doz ayarlaması yapılır. Akut etkiler dakika ve saatler içinde oluşurken geç etkiler en az 3 ay sonra ortaya çıkar. Ozon uygulamalarında iki önemli sorun bulunmaktadır. Bunlar yetersiz dozla tedavi ve hastalığa kişiye özel doz ayarlamadaki bilgi yetersizliğidir. Genel sağlıklı kişilerdeki antioksidan kapasite 40-60 gama arasındadır. Hastaların genelde antioksidan kapasiteleri 40 gama altındadır. Genel hedef, hastaların antioksidan kapasitelerini 40 gamaya çıkarmak olup ancak bazı kronik uzamış hastalarda yaklaşım farklı olmaktadır.  Ozon tedavisinin ilaç doz ilişkisinden farkı yoktur. Önemli olan uzman kişilerce kişiye özel doz ve yöntemin belirlendikten sonra uygulamaya başlanmasıdır. Aksi takdirde toplumun uygulamalara olan güveni sarsılacaktır. Ozon tedavisinin çok yüksek dozlarda  uygulandığında yan etkileri vardır. Bu bağlamda en önemli yan etki hemoliz (kırmızı kan hücrelerinin yıkımı) olabilir, 100-200 gama dozlarda uygulama yapılır isehemoliz riski binde 4-12 dür. Tedavide maksimum 50-60 gama dozlara çıkıldığında dahi pratikte bu yan etki ile karşılaşmıyoruz. Tedavi dozu ile toksik doz arası mesafe fazladır o yüzden bu yan etkiden korkmaya gerek yoktur Tedavinin prensibi düşük dozla başlayıp yavaş yavaş artırma şeklinde olup mümkün olan az sayıda uygulama ve dalgalanmayı en aza indirgeyerek stabilizasyonu yakalamak tedavinin etkinliği ve güvenirliliği açısından önemlidir. Her hastada uyarıcı dozu bulmak ve aynı sayıda uygulama ile stabilizasyonu sağlamak amaçtır.